inicio mail me! sindicaci;ón

Ben bu Ýsmet’i yirmi senedir yola getiremedim.



Özellikle Mustafa kemal sonrasý CHP zihniyetinin oturduðu dönemin “Milli Þef”i için Atatürk, “Ben bu Ýsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. Vehim hastasý. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor.” diyordu. Aralarýndaki çekiþmeyi ve Atatürk’ün kendisine karþý soðukluðunu itiraf eden Ýsmet Ýnönü de o günleri anlatýrken, Atatürk’ün kendisiyle görüþmemeye gayret ettiðini hatta kendisine selam bile vermediðini ifade ediyordu.
ATATÜRK HEYKELLERÝ KALDIRILDI
Atatürk-Ýnönü çekiþmesi, Atatürk’ün ölümünden sonra farklý bir boyut alýyor ve Devletin baþýna geçen Ýnönü ilk icraat olarak, Dolmabahçe Sarayý’ndan Atatürk’ün heykellerini kaldýrtýyordu. Bu gibi olaylar, “Gece alkol tesiri ile alýnan teþebbüsleri ertesi gün daima iptal etmek bir eski âdetimiz idi.” sözleriyle Atatürk’ün son günlerini anlatan Ýnönü’nün para üzerine kendi resimlerini bastýrmasýndaki maksadý da gözler önüne seriyor.
Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn, CHP zihniyetini anlatmak için Ýsmet Ýnönü’nün Türk Lirasý’na kendi fotoðrafýný bastýrmasýný hatýrlatmasýyla baþlayan tartýþma, Atatürk-Ýnönü çekiþmesini de yeniden gündeme getirdi. Resmi tarih, “Ebedi Þef” ve “Milli Þef” arasýnda hiçbir sorun olmadýðýný ve hatta çok ötesinde kader birliði olduðunu söylese de, gerçekler oldukça farklý.
“BU ÝSMET’Ý YÝRMÝ SENEDÝR YOLA GETÝREMEDÝM”
Mustafa Kemal’in 1935 yýlýnda Ýsmet Ýnönü’yü Baþbakanlýk koltuðundan uzaklaþtýrmasý ile ilgili, Tarih Kurultayý toplantýsý sonrasý Dolmabahçe Sarayý’nda Fuad Köprülü, Hasan Reþid, Cevad Dilemre, Ali Canib, Necmi Dilmen gibi tanýnmýþ isimlere verdiði ziyafette ilginç açýklamalarda bulunur. Ünlü tarihçi Mustafa Müftüoðlu’nun Cumhuriyet Döneminde Önemli Olaylar-II kitabýnda aktardýðý açýklama þöyle: “Ben bu Ýsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. O kadar kararsýz, mütereddittir ki, ordu kumandanlýðý edemez. Askerlik malumatý þüphe yok ki vardýr. Fakar iþte o kadar. Belki Erkânýharb Reisi olabilir, ama ordu kumandaný asla! Vehim hastasý. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor. Bana dedi ki, ‘Baþvekil miyim, kýçvekil miyim, anlayamýyorum, nefes aldýrmýyorsunuz. Kendi düþüncelerimi, kendi nokta-i nazarlarýmý tatbik edemiyorum.’ Yani demek istiyor ki, ben ona muhtacým, asla!”
MUSTAFA KEMAL’ÝN HEYKELÝ SÖKTÜRÜLDÜ
Ýnönü-Atatürk arasýndaki çekiþme özellikle Atatürk’ün ölümünden sonra ayyuka çýkýyor. Atatürk öldükten sadece birkaç gün sonra heykelleri toplatýlmaya baþlanýyor. Dolmabahçe Sarayý’nýn arþivinde son bulunan bir belge, Atatürk’ün saraydaki bir heykelinin devlet tarafýndan 1938′in 18 Kasým günü 25 lira 80 kuruþ harcanarak palangalarla söktürüldüðünü ve hamallara taþýtýlarak bilinmeyen bir yere gönderildiðini ortaya çýkardý. Benzer þekilde Anadolu’nun birçok bölgesinde de Atatürk heykellerinin yerine Ýnönü heykelleri dikilmesi de o dönemlerde yaþanan olaylardý.
ANLAÞMAZLIK DAHA ÇOK ÝKTÝSADÝ
Öte yandan tarihçi Ýsmet Bozdað, “Bitmeyen Kavga” adlý kitabýnda, Atatürk’le Ýnönü arasýndaki anlaþmazlýðýn “iktisadi” konulardan kaynaklandýðýný yazýyor: “Ýsmet Paþa, Celal Bayar’ý kabinesine Atatürk’ün zoruyla aldýktan sonra ülkenin iktisadi durumu nispeten düzelmiþti. Ama Ýsmet Paþa’nýn ‘mutedil devletçilik’ diye tanýmladýðý, fakat ‘dar devletçilik’ olarak yürüttüðü hükümet politikasý ‘karma ekonomi’ye doðru kaymýþtý. Hep kuvvetli icra organý özlemini yaþamýþ olan Ýsmet Paþa bütün sanayi hayatýný hükümetin avucu içine toplayamadýðýndan ve böylece kuvvetli hükümet felsefesine gidemediðinden tedirgindi. Bununla beraber Celal Bayar’ý uygun tavizlerle idare ediyor, Atatürk tarafýndan yapýlacak müdahalenin sýnýrlý kalmasýný saðlamaya çalýþýyordu.”
PARAYA KENDÝ RESMÝNÝ BASTIRMASI NE ANLAMA GELÝYOR?
Ýnönü’nün paralara kendi resmini bastýrmasý, o dönem Demokrat Parti muhalefetinin etkili propoganda malzemesinden birisi haline gelir. Muhalefet bunu Ýnönü’nün Atatürk’ü unutturma amacýna yönelik bir saygýsýzlýk jesti olarak tanýmlýyordu.
Yýllar yýllar sonra bir vesileyle Ýnönü para-pul konusunu þöyle izah etmiþ: “Atatürk gibi eþsiz bir kahramaný istihlaf etmiþtim (halef olmuþtum). Benim için en büyük tehlike onun gölgesi altýnda erimek ve ezilmek idi. Devlet icraatýnýn bütün sorumluluðu bana ait olmalýydý. Bunun için de gücüm, kudretim neyse benim damamý taþýyacak bir dönemin baþladýðýnýn belli olmasý gerekiyordu. Paralara resim nakþedilmesi tarihten gelen bir devlet kudreti ve hakimiyeti geleneði idi. Parada pulda yapýlanlarýn baþka türlü manalandýrýlmasý bir istismardýr. Ve vebali yapanlara aittir. Bizim ona vefa ve sadakatimiz tarihin imtihanýndan geçmiþtir.”
“ATATÜRK BANA SELAM BÝLE VERMÝYORDU”
“Gece alkol tesiri ile alýnan teþebbüsleri ertesi gün daima iptal etmek bir eski âdetimiz idi. Son seneler bu âdet kalkmaða baþladý.” diyen Ýnönü, hatýratýnda, görevden ayrýldýktan sonra Atatürk’ün kendisiyle görüþmemeye gayret ettiðini hatta kendisine selam bile vermediðini ifade ediyor. Gerekçe olarak ise “Benimle temas kendini ve hükümeti zayýflatýyor zehabýna düþtü, temasý istemez oldu.” ifadesini kullanýyordu.