Sayın Yıldıray Bey, Yazınızı bir solukta okudum. Derin analizini yapamasam da anladığım ÅŸu: Herkesin iki yüzlüce davrandığı bir konuda, elini arının kovanına sokamadığı ve başını kuma sokup gerisinin görünmediÄŸini zanneden aydın bolluÄŸunda ne kadar da empatik yaklaÅŸmışsınız. Sorun Irak’ta Kürdistan’ı kurulup kurulmaması deÄŸil. Sorun kürtlere ne kadar tahammül edebildiÄŸimizdir. Kürt adı geçtiÄŸinde kanın donması, onu diÄŸer milletlerin ulus kimliklerinde eritmeye çalışmak, onları ancak diÄŸer milletlere benzerlikleri oranda sahiplenmek hangi fikirle açıklanabilir. Sorunu çözmeyi ne kadar istiyoruz? Sorunu kürtler yaratmışçasına, Barzani-Talabani vb isimler zikrolunduÄŸunda bunları aÅŸağılamayı marifet biliyoruz. (Bunlara ekmek verdik, bunlar Yahudi dönmesi, Musevi asıllı, peÅŸmerge, ker kürt, bunlar kabile, devlet olamazlar, kukla olurlar vs vs.) Bunu yaparken de Türk-Arap-Farisilerin İslam dinine mensup olduklarını ve İslamiyet’in de ata-millet sevgisi gibi masum sevgilerden derin milliyetçiliÄŸe uzanan bu ırkçı anlayışları reddettiÄŸini bilmekteyiz. Oscar Wilde’ın dediÄŸi gibi “Tehlikeli olmayan bir fikre fikir bile denemez” Cesur açılımınız için sizi kutluyorum….. kadir a. _________________________________________________________ iste “vicdani siyaset” tasavvurunun billurlasmis hali bir yazi…Buyuk kurdistan ve turan arayisi arasindaki parallellik de cok isabetli,ve iki toplumun da panturk-pankurd bu egilimleir marjinalize etmesi zorunlulugu. ..Biz Turklerin cin’in batisinda yasayan Turkleri dusunmeye hakkimiz varsa Kurtlerin de vardir,milliyetcili kse herkesin geldigi kimligi sizin kadar sevebilecegini kabul etmek milliyetçilik ideolojisini ahlakli yapar…Ama ote yandan modernlik gelisip yayildikca milliyetcilik’ in artmasi muhtemeldir ve bunun ahlaklisinin yayilmasi da cok cok zor ihtimaldir,tarihte de oyle olmamistir ve bunun da insanlik olarak onune gecmek icin normatif bir mucadele yurutmeliyiz. ..O da iste Yildiray’in yazisinin basinda vurguladigi noktadir…yurek ile,gonul ile,vicdan ile cozum aramak…insanligin ortak vicdan/gonul mirasi uzerinde bulusmaya calismak…modernis t/pozitivist dil ile sadece karsilikli insansiz nasyonalist- kolektivist ideolojiler gelisir…Bunu solcularin da liberallerin de iyi anlamasi gerekiyor… Aynen devam Yildiray…70 milyon seninle
Y?y Oğµ² wrote: Kürtlerin de Bir Devleti Olsun Baþlýðý okuyup hop oturup hop kalkan kalmadýysa, herkes yerine oturduysa medenice, efendice þu meseleyi bir konuþalým. Kürt sorununu bu saatten sonra akýl deðil, yürek çözecek. Türkler ve Kürtler birbirimizi tedavi edeceðiz. Türklerin ilacý Kürtler de Kürtlerin ilacý Türkler de. Bundan sonra yaþayacak insanlar bu acýlarý yaþamasýn diye civanmertlik göstereceðiz, unutacaðýz, hatýrlamayacaðý z, baðýþlayacaðýz. Haklý nefretlerimizi topraða gömüp, gerçek baðýþlamanýn azabýný yaþayacaðýz. Çözüm kolay deðil, daha en büyük acýyý çekmedik, henüz kimse yenilgiyi kabul etmedi, henüz kimse kendiyle hesaplaþmadý, henüz kimse kimseyi baðýþlamadý. Türkler ve Kürtler kemale erip yeniden sözleþmek için çilelerini doldurmadýlar henüz. Biz Türkler cesaretle ve samimiyetle þu soruyu soracaðýz önce; Bu coðrafyada Türkler, Araplar, Farslar ve Kürtler yaþýyor. Ãlk üçünün devletleri var. Kürtlerin yok. Neden? Ulus-devlet mi kaldý diyebilirsiniz. Bakýn dünyada bölgesel ittifaklar var artýk dersiniz, doðrudur. Bizim devletimiz var da ne oluyor dersiniz. Bu ülke Kürtlerin de ülkesi diyebilirsiniz. Haklýsýnýz. Ama dört millet üç devlet konusunda ulus-devletler tarih sahnesine çýktý çýkalý Kürtlerin yaþadýðý psikolojik ezikliðe, asimile olma korkusuna bunlarýn hiçbiri deva deðil Neden bizim de bir devletimiz olmasýn sorusuna ‘Kürtler tarih boyunca bir devlet kuramamýþtýrÂ’ gibi aþaðýlayýcý bir açýklama dýþýnda bir cevap veremezsek, istediðimiz kadar iyileþtirme, reform yapalým bu sorun çözülmeyebilir. Bugün bu coðrafyada daha fazla insan ölmeden Kürtlerin bu hayalinin gerçekleþmesi için bir tarihi bir þans var elimizde. Ama bu þansý kullanmak için hem Türklerin hem de Kürtlerin fedakârlýk yapmasý, affetmenin acýsýný yaþamasý gerekiyor. Þansýmýz tarihin bu aþamasýnda proje devlet Irak’ýn acý bir biçimde parçalanmasý, devlet olmak için 70 milyonluk TürkiyeÂ’nin korkularý dýþýnda artýk eksiði kalmamýþ dört milyon nüfuslu bir bölgesel Kürdistan yönetiminin ortaya çýkmasýdýr. Biz istesek de istemesek de bir gün Kuzey IrakÂ’ta bir Kürdistan kurulacak. Eðer bugünkü politikalarla devam edilirse bu devletin ve Kürt ulusal birliðinin kurucu düþmaný Türkler ve Türkiye olacak. Bu sorunlarýn da acýlarýmýzýn da her gün biraz artmasý demek sadece. Ãkinci yol bu devletin kurulmasýna yardýmcý olmak. Ãþte Türklerin fedakârlýðý bu olacak. Kürtlerin tarihsel travmalarýný iyileþtirecek tek formül de bu. Peki TürkiyeÂ’deki Kürtler onlarla birleþmek istemeyecek mi? Tabi Türkiye kendi Kürtlerini rahatlatýcý politikalardan vazgeçerse, buyurun isteyen oraya gitsin falan derse, istemeye devam edebilirler. Bugün ya da gelecekte bir devlet istememek de TürkiyeÂ’de yaþayan Kürtlerin fedakârlýðý olacak. Nasýl dünyadaki tüm Türkler TürkiyeÂ’de yaþamýyorlarsa, bunun hayalini kuranlara Turancý diyip onlarý marjinalize ettiysek Kürtlerin de hepsi de Kürdistan yaþar diye bir kural yok. Kürtler de Büyük Kürdistan isteyenleri marjinalize etme basiretini göstermeliler. Kürtler; Türkler, Araplar ve Farslar arasýnda asimile olma travmasýndan ancak bir devletle kurtulabilirler. Bir devletle Kürtçeyi, Kürt kültürünü koruyup ve geliþtirebilirler. Ãsterlerse Eurovision þarký yarýþmasýna Kürtçe þarkýyla katýlýp TürkiyeÂ’ye 12 puan bile verebilirler. Devlet sahibi olmanýn öyle pek de matah bir þey olmadýðýný ancak yaþayarak görebilirler. Türkler de ülkelerinin bölüneceði travmasýndan kurtulacaklar, TürkiyeÂ’de yaþayan Kürtleri rahatlatacak daha cesur iyileþtirmeler yapabilecekler. Yani Türkler ve Kürtler yeniden sözleþeceðiz. Söz deyin bu iþi burada hayýrlýsýyla bitirelim artýk.