Demir Kücükaydin wrote: From: Demir Kücükaydin To: Demir Kücükaydin Subject: Bu Harekat Inkarci, Baskici ve Irkçi Türk Ordusunun bir Hezimetine Dönüstürülebilir Date: Tue, 26 Feb 2008 11:50:52 +0100
http://www.koxuz.org/anasayfa Bu Harekat Ýnkarcý, Baskýcý ve Irkçý Türk Ordusunun bir Hezimetine Dönüþtürülebilir Ezilenlerin hiçbir mücadelesi, ezenlere ciddi zararlar vermeden ve yenilgiler tattýrmadan ezenlerin içindeki çeliþkileri keskinleþtirip bir krize yol açamaz ve sonunda ezilenler için somut kazançlar getiremez. Ezenlere ciddi zarar karþý tarafý askeri, politik, diplomatik olarak tecrit etmekle mümkündür. Türk devleti ve ordusu, gerek Duvarýn yýkýlmasýnýn ortaya çýkardýðý dünya tarihsel durumu ve güçler dengesini; gerek Türkiyenin stratejik konumunu ve büyüklüðünü kullanarak þimdiye kadar böyle bir tecritten kendini korudu ve hatta Kürt Özgürlük hareketini gerek Türkiyenin ezilenlerinden, gerek dünyadaki dolaylý yedeklerinden önemli ölçüde tecrit etmeyi baþardý. Ne var ki, þimdi kendisini en güçlü hissettiði, ABDnin Iraktaki ve Ortadoðudaki dengeler ve uzun vadeli planlarý için þimdi tekrar kendisiyle iþbirliðine yöneldiði noktada, tam bir düþüþün ve tersine bir eðilimin baþladýðý görülmektedir. Öyle görülüyor ki, þimdi koþullar bunun için hiç olmadýðý kadar iyidir. Birincisi, ABD ve Türk devletinin (daha doðrusu Türkiyenin gerçek egemeni Askeri Bürokratik Oligarþinin) PKKya karþý iþbirliðinin amaçlarý birbiriyle çeliþkilidir. ABD, Türk Ordusuna ve devletine PKKya karþý destek ve onay verirken, bunun karþýlýðýnda þimdiye kadar, örneðin Öcalanýn teslim edilmesinde olduðu gibi, Kürtlere belli haklar vermesini, hatta Güneydeki Kürtlerin hamisi rolüne soyunmasýný beklemektedir. Yani Amerikan Stratejisinde Türk Ordusu sopa, AKP bir havuç iþlevi görecektir Kürtleri PKKdan uzaklaþtýrýp, PKKyý tecrit edip Barzani ve Talabaniyi yükseltmek için. Barzani ve Talabani de bunun karþýlýðýnda, artan etkileriyle AKPyi destekleyeceklerdir. Böylece ABD, hem Irakta istediði huzuru bulmuþ olacak; hem böylece Ýran ve Suriyenin tecridi artmýþ olacak; hem de daha uzun vadeli ve stratejik Ilýmlý Ýslam projesi büyük ölçüde yerleþmiþ ve yol kat etmiþ olacaktýr. Ayrýca Ilýmlý Ýslam bir Türkiyenin Avrupa Birliðine girme riski olmayacaðý; Almanya ve Fransa, ABDnin baskýlarýna daha rahat direnebileceði için, bu proje ayný zamanda Alman ve Fransýz ekseninin yani Avrupa Birliðinin de desteðine sahiptir. Türk ordusunun harekatý karþýsýnda Avrupa Birliðinin istemem yan cebime koy desteðinin nedeni de budur. Ne var ki, bu Proje, Türk ordusunun hedefleriyle ve var oluþ koþullarýyla çeliþkilidir. Türk ordusu ise, ABD-AKP ve Barzani planýnýn aksine, PKKya karþý harekatý aslýnda Barzani ve Güney Kürdistanýn otonomisine karþý bir harekat olarak yapmaktadýr. Bu harekatta PKK, Askeri Bürokratik Oligarþi için sadece bu gözdaðý ve baský için bir bahane iþlevine sahiptir. Harekatýn planlamasý ve yapýlýþý açýkça bunu kanýtlamaktadýr. Harekatýn PKKyý bitirmeyeceðini ve bitiremeyeceðini; böyle bir hedef olmadýðýný bizzat Genelkurmay ve ona yakýn kaynaklar ifade etmektedir. Peki birkaç haftayla ve hedefleri sýnýrlý bu harekat için, attýðý taþ ürküttüðü kuþa deðer mi? Hayýr. Gerillaya karþý düzenli ordularýn bir baþarýsý söz konusu deðildir. Varsayalým ki, Türk ordusu þimdi gidip Kandili bile ele geçirse, ya orada bir iþgalci güç olarak kalmak zorundadýr, (ki bu tam bataða saplanmasý ve yenilgisi demektir, bütün Irak ve Kürtler o zaman düþman olacaktýr ve düþmanlarla çevrili tecrit bir ordu olarak hýzlý bir çürüme ve moral bozulmasý ve bozguna doðru gider) ya da bir süre sonra geri çekilmek zorundadýr. Ama geri çekilince gerilla yine Türk Ordusunun geldiðinde çekildiði yerlere yerleþecektir. Üçüncü bir olasýlýk, gerillanýn çekildiði önemli stratejik noktalara geri çekiliþten sonra oralara gerillanýn geri gelmesini engellemek için küçük ve etkili birlikler býrakýlmasý daha sonra esas güçlerin çekilmesi olabilir. Ama bu da bir süre sonra o birliklerdin kuþatýlmasý ve imhasý demektir. Bunu engellemek için de tekrar büyük güçlerle iþgal edilmesi demektir. Yani yine Ýþgalci bir güç olarak bataða saplanmak. Öte yandan bu harekat gerek Türkiyedeki gerek Güneydeki Kürtler içinde PKKnýn itibar ve desteðinin artmasýný, dolayýsýyla Gerillaya daha büyük katýlýmlarý ve daha büyük ve aktif bir kitle desteðini de getirecektir. Yani harekatýn sonunda, sýrf askeri bakýmdan bile PKK daha güçlü ve etkili bir gerilla savaþý yürütebilir pozisyonda olacaktýr. Demek ki, bu harekatýn PKKyý yok etmeyeceði hatta zayýflatmayacaðý bile açýktýr. (Ki bütün bunlar PKKnýn hiç bir askeri direniþ ve baþarý gösterememesi olasýlýðýna göre çýkan sonuçlardýr.) Türk Ordusunun kurmaylarýnýn bunu hesaplamadýðý düþünülemez. Demek ki, hareket aslýnda ABDye karþý pazarlýk gücünü arttýrmaya ve ABDyi Barzaniyi desteklemekten vaz geçirmeye, hatta mümkünse Kürt otonom idaresinin otonomisini fiilen yok etmeye yöneliktir. Bu ise ABDnin ve AKPnin ve hatta Barzani ve Talabaninin amaçlarýyla çeliþki içindedir. Onlar, Türkiyenin fiili bir protektaryasý (himayesi) altýnda Irakta bir otonom Kürt bölgesinden yanadýrlar ve tam da bu beklenti ile Türk ordusunun harekatý karþýsýnda sessiz durmaktadýrlar. Talabaninin davet edilmesi de zaten bu umutlarý beslemektedir. Ancak bütün bunlar þunu göstermektedir. Þu anki PKK karþýsýndaki ABD-AKP (Türk Burjuvazisi) -Türk Ordusu (Askeri bürokratik Oligarþi) ve Kürt Burjuvazisi (Barzani ve Talabani ve Türkiyedeki Uzantýlarý ve benzerleri) arasýndaki PKKya karþý ittifak ilk baþarý ya da baþarýsýzlýkta çökmeye mahkumdur. Baþarýsýzlýkta zaten çöker. Ama baþarýda da çöker. Baþarýda Türk Ordusu bunu Kürtlerin haklarýnýn kýsýlmasý ve baský altýna alýnmasýna tahvil etmeye; ABD ve AKP ise bunu Kürtlere belli haklar vererek kendilerinin Kürtlerin koruyucusu olarak ortaya çýkmasýna çevirmeye çalýþacaklardýr. Bu ise Türk ordusu için daha büyük bir risktir. Ilýmlý Ýslam projesine de güç verecek böyle bir geliþim, Ordunun hem iktidarýný hem de gücünü sýnýrlar. Bunun için Ordunun, yani Askeri Bürokratik Oligarþinin bu yönde bir geliþimin önünü almaktan baþka çaresi yoktur. Ama bu geliþimin önünü almaya katlýðýnda da bu sefer AKP ve ABD ile iþler sarpa sarar. Aslýnda Ordunun bu harekatý ayný zamanda Türkiyenin içindeki Askeri bürokratik Oligarþi ile Burjuvazi arasýndaki mücadelenin PKK üzerinden yürütülmesinden baþka bir þey deðildir. Ordu PKKya karþý harekatla PKKnýn ezilip, Kürtlere kimi haklar verilip Barzani ve Talabaninin desteklenmesi biçimindeki AKP-ABD planýný engellemeye çalýþmaktadýr. AKP ve ABD ise, bu sopadan sonra Kürtlere karþý iyi polis rolü oynamayý veya havuç politikasýnýn uygulayýcýlarý olmayý beklemektedirler. Bu farklý amaçlar, harekatýn amacýnýn ve hedeflerinin bile belirlenememiþ olmasýnda ifadesini bulmaktadýr. Bu amaçlarýn farklýlýðýndan gelen belirsizlik, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand gibi, biri ABDnin diðeri Avrupanýn çýkarlarýný gözeten ya da Türk burjuvazisinin çýkarlarýnýn ve geleceðinin oralarda olduðunu savunan yazarlarýn, satýr aralarýnda açýkça görülmektedir: Örneðin Birand þöyle yazýyor: Þimdi çok kiþi ayný soruyu soruyor. Neden kara harekatý? Hava bombardýmaný yetmedi mi? Bu harekatýn amacý ne? PKKyý Kuzey Iraktan söküp atabilecek miyiz? Resmi yetkililer nedense bu sorularýn yanýtlarýný vermiyor veya vermek istemiyorlar. Yani harekatýn hedefleri konusunda açýk bir cevap olmadýðýný itiraf ediyor ya da satýr arasý bir kaygý ve eleþtiri olarak ifade ediyor. Kendisinin derlediði bilgileri sýraladýktan sonra þu sonucu çýkarýyor: SONUÇ olarak, bu harekatýn 1-2 hafta sürebileceði, birliklerin havadan indirme, karadan sýnýrý aþma yoluyla bölgeyi büyük oranda temizleyeceðini ve belirli noktalardan bir daha çýkmayacak þekilde oralara yerleþeceðini söyleyebiliriz. Bu harekatýn sonucunda, PKK belki Kuzey Iraktan çýkarýlamayacak, ancak hazýrladýðý ilkbahar operasyonu büyük darbe yiyecektir. Bu ve belirli noktalardan bir daha çýkmayacak þekilde oralara yerleþeceðini söyleyebiliriz diye ifade edilen olasýlýk, yukarýda sözünü ettiðimiz üçüncü ya da birinci olasýlýktýr. Ya fiili bir iþgal ya da belli bölgelerde küçük güçlerin býrakýlmasý ve geri çekilme. Bunlarýn harekatýn hedefi olarak ifade edilene tam zýt sonuçlara yol açýp tam bir hezimetle sonuçlanacaðýný daha önce belirtmiþtik. Ancak buraya kadar biz hiç PKKnýn direniþ göstereceði ve bunun Türk Ordusuna epey pahalýya patlayacaðý olasýlýðýný hiç hesaplara katmadýk. Onun klasik gerilla taktiðiyle geri çekileceðini ve sadece rahatsýz etmekle yetineceðini var saydýk. PKK gerçi böyle yapýyor ama uygun bulduðu koþullarda da ciddi bir direniþ gösterip ciddi kayýplar verdiriyor. Yüzbaþý ve üsteðmen cenazeleri, donan veya cesetlerine ulaþýlamayan askerler, düþen helikopterler bu kayýplarý göstermeye baþladý. Güney Kürdistan ve Türkiyedeki Kürtler arasýndaki artan destek ve hareketlenmeyi hiç saymýyoruz bile. Cengiz Çandar yazýsýna, yazýsýný yayýnlayan ama manþetinde psikolojik savaþ yürüten Hürriyetinkinden farklý olarak, direniþin ciddiyetine, kayýplarýn nicelik ve niteliðine dikkat çekerek baþlýyor yazýsýna: Irakýn kuzey sýnýr bölgelerinde giriþilen kara harekâtý dördüncü günü doldururken bunun bir piknik gezintisi olmadýðý, yüksek sayýlmasý gereken can kayýplarýndan belli oluyor. Harekâta subay ve astsubaylarýn katýlmasý, yani uzman birliklerin görev almasý, acemi askerlerin sahada bulunmamasý, yüksek sayýdaki can kaybýný daha da anlamlý kýlýyor. Ve bundan sonra yukarýda özetlenen Amerikan planýna uygun olarak Robert Gatesin açýklamasýný aktarýyor ve yorumluyor: Türkiyenin, kara harekâtýna ABD onaylý olarak giriþtiði ortada. ABDye raðmen bir askeri harekât mümkün olamazdý. Bu da ortada. Ancak ABD yeþil ýþýðýnýn bir süresi ve mesafesinin bulunduðunu da görmek durumundayýz. Iraklý Kürtler, resmi aðýzlarýndan, ABDyi suçlamaya baþladý. Daha önemlisi, ABDnin Türkiyeye yönelik politikasýnda, Ýraný tecrit etmek uðruna, Türkiyeye PKK konusunda destek olmak gibi dramatik bir ayarlama yapan ve önümüzdeki hafta Ankarada beklenen Amerikan Savunma Bakaný Robert Gatesin açýklamasý. Gates, harekâtýn PKK sorununu çözmeyeceðini açýk bir dille ilan etti. Bu konuda sorulan bir soruya kestirmeden Hayýr cevabýný vermekte tereddüt etmedi. Gates, Hayýr dedikten sonra, Irak ve Afganistantaki tecrübemizin, bir terörist sorunla baþ edebilmek için güvenlik operasyonlarýna giriþirken bunun, ekonomik ve siyasi giriþimler de gerektirdiðini gösterdiðini sanýyorum. Baþvurulan askeri faaliyetlere ek olarak, Türkiyede yaþayan Kürtler arasýnda kazanýlabilir olanlarýn kaygýlarýna cevap verecek ve PKKnýn terörist faaliyetlerinin ardýndaki kitle zeminini ortadan kaldýrarak Kürtlerin Türkiyeye sadakatini saðlayacak giriþimler gerekiyor dedi. Bunun kestirmeden tercümesi, Türkiyenin Kürt sorununu çözmek için siyasi proje ortaya koymasýnýn beklendiði. Halihazýrdaki kara harekâtýna iliþkin olarak ise Gates, en kýsa zamanda sonuçlanmasýný istediklerini açýkladý. Harekâtýn süresi uzadýkça, ABden de yavaþ yavaþ itiraz sesleri yükselmeye baþlayacak. Ayrýca, daha önce harekâta hayli zayýf bir tepki için “kuzey”deki Kürt yönetimi tarafýndan eleþtirilen merkezi Baðdat hükümeti de egemenliðinin ihlal edildiðini öne sürerek, sesini yükseltmeye baþladý. Türk Silahlý Kuvvetleri personelinin Irak içlerinde kalma süresi uzadýkça, sýkýntýnýn sadece askeri alanda deðil; dýþ dünyada siyasi-diplomatik alanda da ortaya çýkacaðý seziliyor. Yani sadece askeri deðil, politik ve diplomatik olarak da bir hezimet korkusu hissediliyor Cengiz Çandarýn yazýsýnda. Ve O da Birandýn yazýsýnýn baþýndaki noktayý tespit ediyor. Bu harekatýn amaç ve hedeflerinin belirsizliði. Bunu dolaylý olarak þöyle ifade ediyor: Türkiyenin, Kuzey Irak bataklýðýna saplandýðýný ya da saplanmakta olduðunu henüz söyleyemeyiz. Bunun ölçüsü, silahlý kuvvetler personelinin, PKKlýlara ek olarak, Irak Kürt peþmerge güçleriyle de karþý karþýya gelmesidir. Þu ana dek, harekât bölgesi peþmerge güçlerinin pek bulunmadýðý, nispeten tecrit alanlarýný kapsýyor. PKKnýn TSKyý daha içerilere çekerek, peþmergelerle de çatýþtýrmak hesabý güttüðü fark ediliyor. PKK lider kadrolarý, zaten, Türk kara harekâtýný Celal Talabaninin davet ettiðini iddia ederek, içerde kendi lehine kamuoyu oluþturmaya ve Irak Kürt liderlerini, Türkiyeye karþý koymaya zorluyor. Türkiyenin kara harekâtý, kapsamýný geniþletirse yani daha güneye, daha iç bölgelere kayarsa bu, tüm Irakýn dengelerini etkileyecek boyutlara ulaþabilir, çok daha önemli siyasi sonuçlar doðurabilir. Irak, hayli kýrýlgan bir yapýda. Bir süredir, ülkenin orta bölgelerinde elde edilen terör ve þiddet olaylarýndaki nispi azalmada, Baðdat, Musul ve geleneksel Þii-Sünni çatýþma alanlarýna konuþlandýrýlan peþmerge güçlerinin mevcudiyetinin payý var. Eðer, Kürtler, bu güçlerini þimdi bulunduklarý yerlerden çekip, “kuzey”e kaydýrýrlarsa, Irakýn orta bölgelerindeki pamuk ipliðine baðlý güvenlik dengesi de çöker. Ve ABD, böyle bir gediði dolduracak durumda deðil. Dolayýsýyla ABDnin yeþil ýþýðý, Türk kuvvetleri ile peþmergeler arasýndaki çatýþma ihtimalinde kalýn bir kýrmýzý çizgiye dönüþebilir. Ankara karar mekanizmasý ve siyaset, bütün bu ince ayarý yapabilme becerisi demek. Yapýldýðýndan ya da yapýlacaðýndan emin olabilir miyiz? Bu soruya gönül rahatlýðýyla cevap verebilmek için önümüzdeki birkaç gündeki geliþmeleri beklemek ve görmek durumundayýz… *** Burjuva gazetecisi bekleyebilir. Ama þimdi Türkiyedeki az da olsa Demokrasi Güçleri seslerini çýkarmaya baþlamalý. Türk Ordusu için bu hareket bir hezimet olacaktýr askeri olarak. Orada kalsa, Irak bataklýðýna batacak ve bitecektir. Geri dönse, madem dönecektin ve PKKnýn kökünü kazýyamayacaktýn niye girdin de bir sürü askerin ölümüne neden oldun denecektir. Ve de çekiliþ bir yenilgi, en azýndan bir baþarýsýzlýk ve gereksiz bir giriþim olarak algýlanacaktýr. Bu eleþtirilerin daha yüksek sesle ifade edilmesini getirecektir. Þimdiden cenazelerde ve hatta televizyonlarýn eylence programlarýnda böyle seslerin çýkmaya baþladýðý görülmektedir. Örnek olarak Milliyetin haberinde geçen þu satýrlar alýnabilir: Emekli memur olan bir þehit yakýnýnýn Büyükanýt’a “Yeter artýk bitirin Allah aþkýna” diye seslendiði duyuldu. Ayný þehit yakýný MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye de “Neden hep fakir ailelerin çocuklarý þehit düþüyor” diye sordu. Baþarýsýzlýklar bu gibi sesleri yükseltecek ve çoðaltacaktýr. Ordu ve AKP arasýndaki çatýþma da kýzýþacaktýr. AKP bu durumdan yararlanarak yeni mevziler elde etmeye, sucu orduya atmaya, hareket alanýný geniþletmeye çalýþacaktýr. Buna karþýlýk Ordu da AKPye ayný þeyleri yapacaktýr, karþý güçleri sokaklara sürecektir. * Bütün ciddi krizler ve de reformlar veya büyük demokratik deðiþiklikler her zaman büyük askeri ve politik baþarýlarýn ardýndan gelir. Ya da tersinden ifade edersek, egemenlerin ciddi yenilgi ve tecritlerinin ardýndan gelir. Gerilla ve DTP saðlam duruyor. Kürt yoksullarý, Gençleri ve Kadýnlarý saðlam duruyor. Kürt sorunu çözümü için hiçbir kadar elveriþli bir hareket noktasýnda bulunmadý. * Demokrat olmak: Askeri ve Politik olarak Orduyu ve Hükümeti tecrit etmek için bir þeyler yapmak demektir. Çünkü ancak bu Ordu, bu hükümet tecrit olduðunda ve yenilgiler aldýðýnda demokrasi yolunda adýmlar atýlabilir hale gelir. Demir Küçükaydýn 26 Þubat 2008 Salý